BİR SATIŞ DANIŞMANI İLE EKONOMİK İLKELER

Bilim ve kuramlar hayatımızın her yerinde var olan ve biz çoğunlukla fark etmesek bile sürekli karşılaştığımız gerçeklerdir aslında. Mesela çalışırken molaya kalan 8 dakikanın size 80 saat, Moladan arta kalan 8 dakikanın ise 8 salise gelmesini Albert Einstein, İzafiyet Teorisi olarak açıklıyor. Çoğu kişi bu durumu yaşasa bile izafiyet teorisinin içinde olduğunu bile fark etmez. Mağazada çalışırken öğrendim, izafiyet çok sancılı bir şey.

Mağazacılık sektöründe çalışanlar muhakkak bilirler, bozulan rafları günde milyon kez düzeltmişizdir. Gözünüzün içine baka baka eller rafa uzanır ve zaman ağır çekime alır kendini, saniyeler sonrasında düzelttiğiniz reyondan eser kalmaz. Kabinde de durumlar pek farklı değildir ancak kabini dağıtıyorsanız durum biraz daha az sinir bozucu hale geliyor. Mesela rafları düzeltmekten yorulan ve bıkan biri için kabin dağıtımına çıkmak bir fırsattır. Fakat her fırsatın bir bedeli vardır.

 İşte tam da bu noktada Friedrich von Wieser’ın şekillendirmiş olduğu Fırsat maliyeti kuramı ile karşı karşıya kalıyoruz. Kabin dağıtımı bozulan sinirlere ilaç, kafaya da dağınıklık olması bir fırsat ise, bir oraya bir buraya gitmekten yorulan ayak bilekleriniz ve hissetmediğiniz ayaklarınız, akıbetinde tekrar yerinize döndüğünüzde deminkinden daha da dağılmış olan reyon bölgesi size fırsat maliyetidir. Amerikalı iktisatçı Thomas Sowell ise bu duruma “Toplumun geneli açısından, bir şeyin ‘maliyeti’, onun alternatif kullanımlarındaki değeridir.”[1] diyerek kısaca özetliyor.

Öte yandan bakacak olursak özellikle bayram ve okul öncesi alışverişte müşteri sayısı artarken ürünler onlara oranla daha az artıyor.

Örneğin; bu yıl ki bayramı ele alalım. İnsanlar hem bayram hem de okullar açılacağı için okul alışverişinde. Mağazada sabahtan itibaren giderek artan bir müşteri kitlesi ve o kitleye oranla daha az artan ürün sayısını düşünün. Talep edilen bir ürünün reyonlardaki sayısı satıldıkça azalacak varsa depodan tedariği sağlanarak miktar artacaktır. Fakat gelen insan sayısının reyonlara sağlanan tedariğe oranla daha hızla artış göstereceğinden üründe belli zaman sonra kıtlık oluşacaktır. Yani Thomas Malthus’un Malthus Kapanı kuramı ile tanışıyoruz. Malthus’a göre insan popülasyonu 2 4 8 16 32 şeklinde geometrik oranla artarken besin kaynakları ise 2 4 6 8 10 şeklinde aritmetik artmaktadır. Burada müşterilerimiz insan nüfusunu, ürünlerimiz ise besin miktarını temsil ediyor olsun.

Malthus,un 1798 yılında Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme adlı eserinde bahsettiği konunun neticesinde; insan nüfusundaki artış dengelenmez ise doğa insanoğlunun yaşama tutunması karşılığında ona kıtlık, salgın ve ya kaynak savaşı gibi rahatsız edici sorunlara sebebiyet olacaktı. Hala bu fikri savunan bilim insanı ve uzmanlar olmasına rağmen Herman E. Daily gibi Amerikalı iktisatçılar tam tersini savunur. Daily’e göre ;” Malthus ve Malthusçu kıtlık fikri pek çok kez toprağa verildi. Fakat Garrett Hardin’in de dediği gibi, sürekli gömülmesi gereken birinin tam olarak öldüğü söylenemez.”

Özetleyecek olursak, stoklar sadece mağazamızla sınırlı değildir. Üretim olduğu sürece mağaza müşterilerine ürün sunmaya devam edecektir.

Öte yandan sevgili Carlo Menger, marjinal faydanın ilkesini açıklayarak, teşvik tedbirleri üzerine incelemelerde çığır açmıştır (1871)[2]. Yani bu fikre göre de teşvikler iş hayatının en iyi kankasıdır diyebiliriz. Yani sizi daha iyi şeyler yapmaya hırslandıran en yakın arkadaşınız gibi.

Diyelim ki, belirli bir dönemdeki hedef satış oranına %100 ulaştınız ve hatta hedefin de üzerine çıktınız. Dönem içi ekstra yoğun emek ve çabanın sonunda ekibe ödül olarak, üst yönetimden cüzi bir bütçe ayrılmış ve emekleriniz karşılığında dilediğinizce takım olarak değerlendirilmeniz istenmiş olsun. Yani diğer bir deyişle, bir sonraki dönemde başarı için ön teşvik verilmiş diyebiliriz. Bu teşvik tüm çalışanları mutlu edecek ve sonraki döneme daha motive edilmiş, daha güçlü hazırlamış dolayısıyla Nikita Krushchev’in sözlerinin can bulmasını sağlamıştır;

“Ne derseniz deyin, teşvikler insanı daha çok çalışmaya itiyor.”                                                          -Nikita Krushchev

 

Eğer yaptığınız işte başarı elde etmek istiyorsanız, iş bölümüyle harika bir başlangıç yapabilirsiniz derim. Aslına bakacak olursanız iş bölümünün sanayi devrimini başlattığını da fark edebilirsiniz. Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar’ını[3] izlediyseniz sanayi devriminin başlangıç yıllarına da şahitlik etmişsiniz demektir. Filmdeki üretim bandında da görüldüğü üzere işin daha çabuk ve daha seri olması açısından iş bölümü yapılmış ve her işçi işin belli bir bölümünden sorumlu tutularak mevcut üretim süreci kısaltılmış, daha fazla üretim elde edilmiştir. (Günümüzde yerini teknolojinin almasını insan sağlığı ve çalışma etiği açısından daha olumlu buluyorum.)

Günümüzde aklınıza gelebilecek hemen hemen her şey yine iş bölümüyle ortaya çıkmıştır. İş bölümü aslında yer yüzünde ilk zamanlardan beri vardı belki de. Fakat ekonomi dünyasında çok da basit bir anlatımı yoktu. Ta ki Adam Smith’in Milletlerin Zenginliği adlı eserde iğne fabrikası örneğini verene dek.

18.yüzyılda var olan teknolojiyi düşünecek olursak basit bir iğnenin bile kolay üretilmediğini gözümüzde rahatlıkla canlandırabiliriz. Hikâye de burada başlıyor zaten. Smith’e göre basit bir iğnenin yapım aşamasında bir kişi teli gererken ötekisi bunu düzeltir diğeri bunu keser ve bir başka biri ucunu sivriltirken diğeri baş geçebilmesi için başı ezer. Ve böyle böyle bir dizi işlem gerektiren iğne yapma işi 18 ayrı işleme bölünmüştür. Smith’e göre 10 kişilik bir fabrikada iş bölümü sayesinde 48 bin iğne üretilebilir. Böylelikle 10 kişilik bu ekip bir kişinin üretebileceğinden çok daha hızlı ve fazla sayıda üretim gerçekleştirebilir.

İşler mağazada da böyledir. Bazıları reyonun görselliğini sağlarken diğeri reyonun düzenini sağlar ve korur. Diğeri kabin dağıtımını yaparken bir diğeri gelen müşterinin isteği ve talebini karşılar. Öte yandan müdür ve yöneticiler hedefler, işleyiş, yenilikler ve benzeri durumlarda gerekli bilgi zincirini sağlar ve daha kaliteli bir hizmet için çalışanların eğitimini ve mağaza içindeki kontrolü sağlarlar. Depo çalışanları reyondaki eksiklik ve isteğe göre ürünlerin mağaza içerisindeki yerini almalarında yarar gösterirken, kasa çalışanları ise, müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanmasında mağazadaki son görevi üstlenir ve müşterinin olabildiğince memnun ayrılmasında son rolü üstlenir. Böylelikle yapılan iş birliği sayesinde ekipsel çalışma iş bölümünden yararlanarak bireysele oranla maksimum fayda gösterir. Aksi halde bütün bu işlerin tamamını tek bir kişinin yaptığını düşünsenize…

Burada önemli olan sizin, bu iş için nasıl bir yeteneğe sahip olduğunuz, takımın neresinde yer aldığınız. Becerilerinizin farkında olursanız, hem kendiniz hem işiniz için son derece memnun edici sonuçlar aldığınızı gözlemleyeceksiniz.

 

                 “Tek bir insan olduğunda iş yoktur.  İş, iş bölümüyle başlar.”
                                                                                – Marshall McLuhan

 

Yazar Notu:  Yazının devamı gelecektir…

 

 

[1] 50 Ekonomi Fikri, Conway Edmund, Domingo Yayıncılık, 2009

[2] Conway, Edmung (2015). Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Ekonomi Fikri Çev. Irmak Ertuna Howison. Ankara: Domingo Yayınevi. 22-23.

[3] Modern Times. Charlie Chaplin’in senaristliğini, oyunculuğunu ve yönetmenliğini üstlendiği 1936 yapımı drama, melodram, komedi dalında film.

 

 

 


 

Yazan ve düzenleyen: Sümeyye KARACA (Student of Business Administration in English)

Wallpaper: http://wallpaperswide.com/pinkish_sunset-wallpapers.html

 


© 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu maddeleri gereğince yapılan her türlü izinsiz alıntılanma, yayınlama hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: